Bugün aynı diyeti uygulayan iki kişinin tamamen farklı sonuçlar alması artık şaşırtıcı değil. Bir kişi düşük karbonhidratla enerjik hissederken, başka biri aynı sistemde halsizlik yaşayabiliyor. Bazıları kahveyi rahatlıkla tüketirken bazı kişilerde tek fincan bile çarpıntı yaratabiliyor. Bunun temel nedenlerinden biri; genetik yapı, yaşam tarzı, stres düzeyi, uyku kalitesi, mikrobiyota ve metabolik farklılıkların kişiden kişiye değişmesidir.
Modern wellness yaklaşımı artık yalnızca “kaç kalori aldığınla” değil; vücudunun o besine nasıl tepki verdiğiyle ilgileniyor.
Bu yaklaşımın merkezinde ise son yıllarda hızla gelişen bir alan bulunuyor:
Nutrigenomik; besinlerin genler üzerindeki etkisini ve genetik farklılıkların beslenme yanıtlarını nasıl değiştirdiğini inceleyen bilim dalıdır.
Basitçe ifade etmek gerekirse:
· Bazı insanlar karbonhidratları daha verimli kullanabilir,
· Bazıları yağ metabolizmasına daha yatkın olabilir,
· Bazıları kafeine daha hassas olabilir,
· Bazı bireylerde inflamasyon riski belirli beslenme alışkanlıklarıyla daha hızlı artabilir.
Yani “sağlıklı beslenme” herkes için aynı görünmeyebilir.
Bilimsel araştırmalar; genetik varyasyonların;
· Metabolizma hizini,
· Yağ depolama eğilimini,
· Insülin hassasiyetini,
· Vitamin/mineral kullanimini,
· Inflamasyon yanitlarini,
· Hatta açlik-tokluk mekanizmalarini etkileyebildiğini göstermektedir.
Örneğin: Kafein metabolizması. Bazı bireyler kahveyi hızlı metabolize ederken bazı kişilerde kafein daha uzun süre dolaşımda kalabilir. Bu durum:
· Uyku kalitesini,
· Stres hormonlarını,
· Kalp ritmini etkileyebilir.
Burada önemli bir nokta var:
Genler bir potansiyel sunar;ancak yaşam tarzı bu potansiyelin nasıl kullanılacağını büyük ölçüde belirler.
Bilim dünyasında buna epigenetik adı verilir. Epigenetik; yaşam tarzı faktörlerinin genlerin çalışma biçimini etkileyebilmesini ifade eder.
Yani:
· Uyku,
· Stres,
· Hareket,
· Toksin maruziyeti,
· Beslenme kalitesi,
· Meditasyon,
· Çevresel faktörler
gen ekspresyonunu etkileyebilir.
Bu nedenle modern wellness yaklaşımı yalnızca “genetik test” değil; bütünsel yaşam analizi üzerine kuruludur.
Çünkü standart diyet sistemleri çoğu zaman:
· Sürdürülebilir olmuyor,
· Kişisel biyolojiye uymuyor,
· Metabolik farklılıkları dikkate almıyor.
Oysa kişiye özel yaklaşım:
· Enerji yönetimini,
· Hormonal dengeyi,
· Sindirim sistemini,
· Uyku kalitesini,
· Performansı,
· Uzun yaşam yaklaşımını
daha bütünsel şekilde ele alabiliyor.
Özellikle:
· Yoğun iş temposu,
· Düzensiz uyku,
· Kronik stres,
· Sedanter yaşam,
· Inflamasyon,
· Sindirim problemleri
yaşayan bireylerde kişisel biyolojiye uygun sistemler daha anlamlı sonuçlar verebiliyor.
Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir konu bulunuyor.
Bilimsel çevreler; nutrigenomik alanının çok güçlü bir potansiyele sahip olduğunu kabul etse de, bugünkü ticari “DNA diyeti” uygulamalarının bazılarının henüz yeterince güçlü bilimsel altyapıya sahip olmadığını vurguluyor.
Yani:
· Tek bir gen sonucu,
· Tek bir analiz,
· Tek bir test
üzerinden kesin beslenme reçeteleri oluşturmak bilimsel olarak yeterli olmayabilir.
Gerçek kişiselleştirilmiş yaklaşım:
· Genetik veriler,
· Kan parametreleri,
· Yaşam tarzı,
· Stres yönetimi,
· Uyku düzeni,
· Bağırsak sağlığı,
· Fiziksel aktivite,
· Psikolojik durum
gibi birçok değişkenin birlikte değerlendirilmesini gerektirir.
Longevity (uzun yaşam) yaklaşımı artık yalnızca “uzun yaşamak” değil;
üzerine odaklanıyor.
Bu yaklaşımda en çok öne çıkan başlıklar:
· Inflamasyon kontrolü,
· Kan şekeri dengesi,
· Kas kütlesinin korunması,
· Mitokondri sağlığı,
· Antioksidan kapasite,
· Bağırsak mikrobiyotası,
· Kaliteli uyku,
· Stres yönetimi
olarak görülüyor.
Akdeniz tipi beslenme modeli, halen bilimsel olarak en çok desteklenen yaşam tarzı modellerinden biri olarak öne çıkmaktadır.
Aşağıdaki sorular, kendi biyolojinizi gözlemlemek için güçlü bir başlangıç olabilir:
· Enerjim yükseliyor mu yoksa düşüyor mu?
· Şişkinlik yaşıyor muyum?
· Uyku hali oluşuyor mu?
· Odaklanmam artıyor mu?
· Kaygı veya çarpıntı hissediyor muyum?
· Uyku kalitem etkileniyor mu?
· Daha enerjik mi hissediyorum?
· Daha hızlı acıkıyor muyum?
· Şeker isteğim artıyor mu?
· Sindirim sistemim etkileniyor mu?
· Açlık krizleri yaşıyor muyum?
· Enerji yönetimim değişiyor mu?
Bu gözlemler bile kişinin kendi biyolojisini anlamasında oldukça değerlidir.
Yeni nesil wellness yaklaşımı:
· Kişiselleştirilmiş,
· Biyoloji odaklı,
· Sürdürülebilir,
· Farkındalık temelli
bir yapıya dönüşüyor.
Çünkü sağlıklı yaşam artık yalnızca:“Ne yediğinle” değil, bedeninin o yaşam biçimine nasıl yanıt verdiğiyle ilgileniyor.
· Learn Genetics – University of Utah
· Nutritional Genomics Overview
· Mediterranean Diet Research Overview
· National Institute of General Medical Sciences – Genetics